
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki tarım alanındaki iş birliğinin her zamankinden daha kritik bir noktaya geldiğini belirterek, bu iş birliğinin güçlendirilmesinin bölgesel istikrar ve ortak refah açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen “Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Tarım Diyaloğu 3. Toplantısı”na katıldı. Toplantıda gıda arz güvenliği, tarım ve kırsal kalkınma politikaları, tarım ve gıda ticareti ile IPARD Programı’nın geleceği ele alındı.
Küresel krizler iş birliğini öne çıkarıyor
Bakan Yumaklı, Rusya-Ukrayna Savaşı, Gazze’deki soykırım ve Orta Doğu’daki çatışmaların tedarik koridorlarını zorladığını, iklim değişikliği, su stresi ve aşırı hava olaylarının ise tarımsal üretim üzerinde benzeri görülmemiş bir baskı oluşturduğunu kaydetti. Türkiye’nin gıda arz güvenliğinde kilit bir rol oynadığını vurgulayan Yumaklı, Birleşmiş Milletler iş birliğiyle yürütülen Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamında 33 milyon tondan fazla tahıl ve gıda ürününün dünya pazarlarına ulaştığını hatırlattı.
Ticaret hacmi büyüyor
Yumaklı, 2025 yılında AB’ye yapılan tarım ihracatının 8,3 milyar dolara ulaştığını açıkladı. 2026 yılının ilk dokuz ayında ikili tarım ticaret hacminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,7 artarak yaklaşık 11,4 milyar dolara yükseldiğini belirtti. Görüşmelerde pazara erişimin iyileştirilmesi, tercihli ticaret rejiminin geliştirilmesi ve coğrafi işaretlerin karşılıklı korunması konularının değerlendirildiğini ifade etti.
Son üç yılda 28 ürüne AB tescili alındığını, tescilli ürün sayısının 46’ya yükseldiğini ve kesin tescilini bekledikleri 8 ürün bulunduğunu söyledi.
IPARD programları ve gelecek dönem
Yumaklı, Türkiye-AB ortaklığının kırsal alandaki en somut projesinin IPARD programları olduğunu belirterek bu kapsamda yaklaşık 27 bin projenin desteklendiğini, 3,4 milyar avroluk yatırım yapıldığını ve 107 binden fazla kişiye istihdam sağlandığını aktardı. Bu iş birliğinin 2028-2034 döneminde kesintisiz sürdürülmesi ve Türkiye’ye tahsis edilen mali kaynakların artırılması konusunda da görüşüldüğünü kaydetti.
Bakan, önümüzdeki günlerde yayımlanacak 2026 Türkiye Raporu’nun ülkenin çabalarını objektif biçimde yansıtmasını beklediklerini, Yüksek Düzeyli Tarım Diyaloğu’nun düzenli ve sonuç odaklı biçimde sürmesini istediklerini belirtti.




