
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin 2025’te 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyada yedinci, Avrupa’da birinci sırada yer aldığını belirtti. Bolat, Steel Networking Summits 2026’da yaptığı konuşmada, çelik sektörünün sanayi, ekonomi ve savunma için temel bir girdi olduğunu vurguladı.
Çelik Sektörünün Stratejik Önemi
Bakan Bolat, güçlü bir çelik sanayisinin ülkenin savunması ve ayakta kalabilmesi için kritik olduğunu ifade etti. Altyapı, ulaşım, enerji, makine imalatı ve savunma sanayisinin temelinde çeliğin bulunduğunu dile getirdi. Dünyanın büyük ekonomilerinin metal, çelik ve mühendislik sektörlerini geliştirerek öncü konuma geldiğini anımsatan Bolat, bu sektörlerin ülke sanayilerinin ve ekonomilerinin omurgasını oluşturduğunu söyledi.
Küresel Çelik Sektörünün Geleceği ve Türkiye’nin Konumu
Steel Networking Summits 2026’da 80’den fazla ülkeden 400’ün üzerinde katılımcının yer aldığını belirten Bolat, zirvenin amacının küresel çelik sektörünün geleceğini planlamak ve trendleri tartışmak olduğunu aktardı. Bolat, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin 17,1 milyar dolarlık çelik ihracatı ile dünyanın 10’uncu çelik ihracatçısı konumunda olduğunu açıkladı. İhracatın yüzde 42,3’ünün AB’ye yapıldığını ve bunun sektörün uluslararası rekabet gücünün kanıtı olduğunu ekledi. Türk çeliğinin Avrupa pazarında aranılan bir ürün olmasının gurur verici olduğunu ifade eden Bolat, üretim kapasitesinin yüzde 78’inin hurda bazlı elektrik ark ocağı teknolojisine dayanmasının sektörün önemli bir özelliği olduğunu kaydetti. Türkiye’nin, hurda bazlı üretimde 18,8 milyon ton çelik hurdası ithal ederek önemli bir hurda ithalatçısı konumunda bulunduğunu belirtti.
Ticaret Engelleri ve Yeşil Dönüşüm
Bakan Bolat, ABD ve Avrupa Birliği’nin çelik sektörüne yönelik kararlarının ticareti olumsuz etkilediğini, bu tedbirlerin yalnızca ihracatçıları değil, yatırımcıları ve tüketicileri de etkilediğini söyledi. Uluslararası ticaret kurallarıyla bağdaşmayan ve yeterli istişare yapılmadan hayata geçirilen tek taraflı kısıtlamaların kalıcı çözüm sunmadığını ve yeşil dönüşüm hedeflerine zarar verdiğini vurguladı. Türkiye’nin Yeşil Mutabakat Eylem Planı çerçevesinde ihracatçılarla yakın çalıştıklarını ve danışmanlık hizmetleri sunduklarını aktardı.
Türkiye-AB Ticareti ve Ekonomik Büyüme
Türkiye ile AB arasındaki 30 yılı aşkın Gümrük Birliği’nin sanayi entegrasyonunu başarıyla sürdürdüğünü belirten Bolat, son 5 yılda Türkiye-AB ticaretinin 1 trilyon doların üzerinde gerçekleştiğini bildirdi. Yıllık 233 milyar dolarlık bu ticaret hacminin dengeli ve karşılıklı menfaatlere dayalı olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin son 24 yılda yıllık ortalama yüzde 5,35 reel büyüme kaydettiğini ve son 6 yıldır büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde seyrettiğini aktardı. Milli gelirin 238 milyar dolardan 1,7 trilyon dolara ulaştığını ve kişi başına milli gelirin bu yıl 20 bin doları aşmasının beklendiğini belirtti. Bolat, 2002’de 36 milyar dolar olan mal ihracatının 2025’te 273,2 milyar dolara yükseldiğini ve hizmet ihracatıyla birlikte toplam ihracatın 409 milyar dolara ulaştığını, toplam dış ticaretin ise 860 milyar dolarla milli gelirin yüzde 50’sinden fazlasını oluşturduğunu sözlerine ekledi.




